Anayasa Mahkemesi Başkanlığından

25.4.2006 Günlü, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı

Karar Tarihi: 15.3.2012

Esas No: 2011/105

Karar No: 2012/38

Resmi Gazete Tarihi: 26.06.2012

Resmi Gazete Sayısı: 28335

Özü: 25.4.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan "...veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine..." ibaresinin, Anayasa'nın 11., 35. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Sinop Sulh Ceza Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 25.4.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan "...veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine..." ibaresinin, Anayasa'nın 11., 35. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

(ICD-IMEX * (c) 1998'den beri *  Tüm Telif Hakları Saklıdır.)

Davacı tarafından, çocuklarının nüfus cüzdanlarının kaybolması nedeniyle kendisine verilen idari para cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada, itiraz konusu ibarenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

"Mahkememizde görülmekte olan somut olayda başvuranın velayeti altındaki çocukları ... ve ...'nın nüfus cüzdanlarını kayıp olması nedeniyle yenisini çıkartmak için Sinop Nüfus İdaresine başvurduğunda, Nüfus idaresi başvuranın dilekçesine karşılık verdiği cevabi yazıda belirttiği üzere başvurana 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68/1-b maddesine dayanarak idari para cezası düzenlemiştir.

(ICD-IMEX not: Bu dokuman Interaktif CD için Mevlüt ÖZER tarafından hazırlanmıştır.)

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 41/4. maddesinde "Nüfus cüzdanı, yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerince ve yurt dışında dış temsilciliklerce kişilerin kendilerine, ergin olmayanların veli, vasi veya resmi vekillik belgesi ibraz edenler ile bu Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen, beyanla yükümlü kişilere Bakanlıkça tespit edilecek usûller çerçevesinde verilir." denilmekte, 68/1-b maddesinde "Nüfus olaylarını bildirme yükümlülüğü olup bu yükümlülüğünü bu Kanunda belirtilen süre içinde yerine getirmeyenlere, nüfus ve aile cüzdanlarını kaybedenlere ve nüfus cüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasından itibaren altmış gün içinde bu cüzdanlarını değiştirmeyen kişilere veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine, yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerince, yurtdışında ise dış temsilcilik veya dış temsilciliklerde görevli memurlarca 50 YTL idari para cezası verilir." denilmektedir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68/1-b maddesi 2709 sayılı 1982 Anayasasının 38/7. ve 35. maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. Zira 2709 sayılı 1982 Anayasasının 38/7. maddesinde "Ceza sorumluluğu şahsidir." denilmekte, 35. maddesinde "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." denilmekte, 11. maddesinde "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." denilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20/1. maddesinde "Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz." denilmekle 2709 sayılı 1982 Anayasasının 38/7. maddesi bir kez daha vurgulanmıştır.

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3/1-b maddesinde "Bu Kanunun; Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır." denilmekte, 11/1. maddesinde "Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanamaz." denilmektedir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68/1-b maddesinde belirtilen "...veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine, ..." cümlesi hem 2709 sayılı 1982 Anayasasının 38/7., 35., 11. maddelerine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20/1. maddesine aykırılık teşkil etmekte hem de 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 11/1. maddesi ile de çelişmektedir. Zira bir yandan 15 yaş altındaki çocukların kabahat ehliyeti olmadığını kabul etmek diğer yandan ise bu sorumluluğu velisine yüklemek hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Kaldı ki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesine göre velayeti birlikte kullanan ve her biri velayet hakkına sahip olan anne ve babadan her hangi birini velayeti altındaki çocukların eylemlerinden sorumlu tutmak da hem yukarıdan zikredilen ilgili kanunlara aykırılık teşkil etmekte hem de vicdanları rahatsız etmektedir.

(Bu dokumanın tam metni ICD-IMEX 'ye işlenmiştir. * (c) 1998'den beri)

2709 sayılı 1982 Anayasasının 152/1. maddesinde "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır." denilmektedir.

2709 sayılı 1982 Anayasasının 38/7., 35., 11. maddelerine aykırılık teşkil eden 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68/1-b maddesinde belirtilen "...veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine, ..." cümlesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmak gerektiği mahkememizce kanaat getirilmiştir.

Bu nedenle;

(Bu dokuman ICD-IMEX için hazırlanmıştır. * ICD-IMEX (c) 1998'den beri)

1- 2709 sayılı 1982 Anayasasının 38/7., 35., 11. maddelerine aykırılık teşkil eden 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68/1-b maddesinde belirtilen "...veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine, ..." cümlesinin iptali için 2709 sayılı 1982 Anayasasının 152. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi'ne BAŞVURULMASINA,

2- Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davanın GERİ BIRAKILMASINA,

3- Anayasaya aykırılığın değerlendirilmesi için dosya içeriği ve belgelerin onaylı birer suretinin (Anayasa Mahkemesinin 15.09.2009 tarih ve C.01.0.GNS-032-145/1170 sayılı yazısı dikkate alınarak Uyap Doküman Yönetim Sistemi üzerinden) ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4- 2709 sayılı 1982 Anayasası'nın 152/3. maddesinin amir hükmü gereği dosyanın Anayasa Mahkemesi, gelişinden başlamak üzere beş ay içinde karar verilmesinin beklenmesine, bu süre içinde karar verilmezse davanın yürürlükteki Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılmasına,

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Osmanlı'dan Günümüze T.C. Külliyatı)

Mahkememizce karar verilmekle, Anayasaya aykırılığını değerlendirilmesi yüksek mahkemenizden arz olunur."

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

25.4.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun itiraz konusu ibareyi de içeren 68. maddesi şöyledir:

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Yüzbinlerce Sayfa Mevzuat)

"İdari para cezaları

MADDE 68- (1) Bu Kanuna göre;

a) Nüfus olaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini bu Kanunda belirtilen süreler içinde yerine getirmeyen kamu görevlilerine, fiil başka bir suç oluştursa bile, nüfus memurunun teklifi üzerine o yerin ilçe nüfus müdürünün kararı ile 25 YTL idari para cezası verilir.

(ICD-IMEX not: Bu dokuman Interaktif CD için Mevlüt ÖZER tarafından hazırlanmıştır.)

b) Nüfus olaylarını bildirme yükümlülüğü olup bu yükümlülüğünü bu Kanunda belirtilen süre içinde yerine getirmeyenlere, nüfus ve aile cüzdanlarını kaybedenlere ve nüfus cüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasından itibaren altmış gün içinde bu cüzdanlarını değiştirmeyen kişilere veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine, yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerince, yurtdışında ise dış temsilcilik veya dış temsilciliklerde görevli memurlarca 50 YTL idari para cezası verilir.

c) Mülki idare amirince bu Kanunun 50 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kişilere 250 YTL, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 500 YTL idari para cezası verilir.

(2) Yurt dışında verilen idari para cezaları, işlem sırasında mahalli para karşılığı verildiği ülkede konsolosluk hasılatının tahsil edildiği para birimi üzerinden tahsil edilir.

(3) Bu Kanuna göre;

(Bu dokumanın tam metni ICD-IMEX 'ye işlenmiştir. * (c) 1998'den beri)

a) Her türlü doğal afet, gasp, hırsızlık, yangın ve terör nedeniyle nüfus ve aile cüzdanlarının kaybedilmesi, nüfus olaylarının bildirim yükümlülüğünün yerine getirilememesi hallerinde,

b) Yetkili kurumların kimsesiz çocuklarla ilgili nüfus cüzdanı talepleri ve doğum bildirimlerinde,

c) Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen büyük ana, büyük baba veya kardeşlere ya da çocukları yanlarında bulunduranlar ile muhtarlara,

(Bu dokuman ICD-IMEX için hazırlanmıştır. * ICD-IMEX (c) 1998'den beri)

d) Bu Kanunun 31 inci maddesinde belirtilen Cumhuriyet savcılıklarına,

bu maddede belirtilen idari para cezaları uygulanmaz."

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa'nın 11., 35. ve 38. maddelerine dayanılmış, 2. maddesi ise ilgili görülmüştür.

( (c) 1998'den beri *  Tüm Telif Hakları Mevlüt ÖZER'e aittir.)

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Serruh KALELİ, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Alparslan ALTAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN'ın katılımlarıyla 20.10.2011 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

(Bu dokumanın tam metni ICD-IMEX 'ye işlenmiştir. * (c) 1998'den beri)

A- İtiraz Konusu Kuralın Anlam ve Kapsamı

İtiraz konusu ibarenin bulunduğu kuralda, nüfus olaylarını bildirme yükümlülüğü olup da bu yükümlülüğünü Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda belirtilen süre içinde yerine getirmeyenlere, nüfus ve aile cüzdanlarını kaybedenlere ve nüfus cüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasından itibaren altmış gün içinde bu cüzdanlarını değiştirmeyen kişilere veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine, yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerince, yurtdışında ise temsilcilik veya dış temsilciliklerde görevli memurlarca 50 YTL idari para cezası verileceği belirtilmektedir.

İtiraz konusu ibarenin bulunduğu kural kapsamına giren eylemlerden sorumlu olan kişilerin belirlenmesinde, 5490 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci, 15. maddesinin birinci ve ikinci ve 41. maddesinin dördüncü fıkralarının gözetilmesi gerekmektedir.

Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasında, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her kişinin yurt içinde nüfus müdürlüğüne, yurt dışında dış temsilciliğe müracaatla kendisini nüfus kütüklerine yazdırmaya ve nüfus cüzdanı almaya mecbur olduğu, ergin olmayanların nüfus olaylarını yazdırıp nüfus cüzdanlarını almaya veli, vasi veya kayyımları, bunların bulunmaması halinde, çocukları yanlarında bulunduranlar ile 24.5.1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun yetkili kıldığı kuruluş yetkililerinin görevli olduğu belirtilmektedir.

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Yüzbinlerce Sayfa Mevzuat)

Kanun'un 15. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; sağ olarak dünyaya gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye'de otuz gün içinde nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise altmış gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesinin zorunlu olduğu, bildirimin veli, vasi, kayyım, bunların bulunmaması halinde, çocuğun büyük ana, büyük baba veya ergin kardeşleri ya da çocuğu yanında bulunduranlar tarafından, doğumu gösteren resmi belgeye dayanarak yapılabileceği gibi sözlü beyana dayalı olarak da yapılabileceği öngörülmektedir.

Kanun'un 41. maddesinin dördüncü fıkrasında ise nüfus cüzdanının, yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerince ve yurt dışında dış temsilciliklerce kişilerin kendilerine, ergin olmayanların veli, vasi veya resmi vekillik belgesi ibraz edenler ile bu Kanun'un 17. maddesinde belirtilen, beyanla yükümlü kişilere bakanlıkça tespit edilecek usuller çerçevesinde verileceği ifade edilmektedir.

İtiraz konusu ibarenin bulunduğu kural, Kanunun 11. maddesinin birinci, 15. maddesinin birinci ve ikinci ve 41. maddesinin dördüncü fıkraları göz önüne alınarak birlikte değerlendirildiğinde, çocukla ilgili nüfus olaylarını bildirmek ve nüfus cüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasından itibaren altmış gün içinde bu cüzdanları değiştirmekle yükümlü olan kişilerin veli veya vasi olduğu anlaşılmaktadır.

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Osmanlı'dan Günümüze T.C. Külliyatı)

B- Anayasa'ya Aykırılık Sorunu

Başvuru kararında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasında, "Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari para cezası uygulanmaz." denildiği, itiraz konusu ibarenin bu hükümle çeliştiği, bir yandan on beş yaş altındaki çocukların kabahat ehliyeti olmadığını kabul etmek, diğer yandan ise bu sorumluluğu velisine yüklemenin hukuka aykırılık teşkil ettiği, velilerin velayeti altındaki çocuklarının eylemlerinden sorumlu tutulmasının kanunlara ve Anayasa'ya uygun olmadığı belirtilerek, itiraz konusu ibarenin Anayasa'nın 11., 38. ve 35. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca, itiraz konusu ibare Anayasa'nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Binlerce Sayfa Kitap)

Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi kabahatler hukuku açısından da Anayasa'ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda yasa koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.

Anayasanın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" kenar başlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, "Ceza sorumluluğu şahsidir." hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel kurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.

Yasa koyucu itiraz konusu ibarenin bulunduğu kuralı, nüfus işlemlerinin düzenli olarak kaydedilmesini, bu işlemleri bildirmekle görevli olanların yükümlülüklerini vaktinde yerine getirmelerini, nüfus ve aile cüzdanlarının korunması açısından gerekli dikkat ve özenin gösterilmesini sağlamak için kamu yararı amacıyla öngörmüştür. Bunun yanında yasa koyucu, veli veya vasilerin velayet ve vesayet hukuku çerçevesinde çocuklar üzerindeki sorumluluklarını, çocuğun nüfus cüzdanını korumada gerekli dikkat ve özeni gösteremeyeceğini ve idari para cezasını ödeme gücünün olmamasını da gözeterek, nüfus ve aile cüzdanının çocuk tarafından kaybedilmesi eyleminde, veli veya vasiyi sorumlu tutmuştur. Bu düzenlemenin de anayasal sınırlar içinde yasa koyucunun takdirinde olduğu açıktır.

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Binlerce Sayfa Kitap)

İtiraz konusu ibarenin yer aldığı kuralda belirtilen; nüfus olaylarını bildirme yükümlülüğünü bu Kanunda belirtilen süre içinde yerine getirmeme, nüfus cüzdanının geçerlilik süresinin son bulmasından itibaren altmış gün içinde bu cüzdanlarını değiştirmeme, çocuğa ait nüfus cüzdanının veli veya vasi tarafından kaybedilmesi eylemlerinde, eylemi işleyen kişiler veli veya vasi olduğundan cezaların şahsiliği ilkesine bir aykırılık bulunmamaktadır. Kuralda belirtilen nüfus ve aile cüzdanının çocuk tarafından kaybedilmesi eyleminde ise veli veya vasinin sorumluluğunun hukuki nedeni kendi kusurlarına dayanmaktadır. Bu kusur, çocuğa karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeme ya da yasak olan eylemin işlenmesine engel olamamaktan doğmakta ve böylece sorumlu tutulan veli veya vasinin davranışı ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı da kurulmuş olmaktadır.

Bu durumda veli veya vasinin kusurlu davranışlarının sonucu olarak itiraz konusu ibarenin yer aldığı kuralda belirtilen eylemler nedeniyle idari para cezasının uygulanmasında ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu ibare Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

İtiraz konusu ibarenin Anayasa'nın 11. ve 35. maddeleri ile ilgisi görülmemiştir.

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Osmanlı'dan Günümüze T.C. Külliyatı)

VI- SONUÇ

25.4.2006 günlü, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 68. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan "...veya bu durumdaki çocukların veli veya vasilerine..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 15.3.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan                       Başkanvekili                 Başkanvekili
Haşim KILIÇ                  Serruh KALELİ                Alparslan ALTAN

Üye                          Üye                          Üye
Fulya KANTARCIOĞLU           Mehmet ERTEN                 Serdar ÖZGÜLDÜR

Üye                          Üye                          Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT       Zehra Ayla PERKTAŞ           Recep KÖMÜRCÜ

Üye                          Üye                          Üye
Burhan ÜSTÜN                 Engin YILDIRIM               Nuri NECİPOĞLU

Üye                          Üye                          Üye
Hicabi DURSUN                Celal Mümtaz AKINCI          Erdal TERCAN

(ICD-IMEX  (c) 1998'den beri *  Binlerce Sayfa Kitap)