Yargıtay 16. Hukuk Dairesinden

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Kararı

Karar Tarihi:

Esas No: 2010/7268

Karar No: 2010/5713

Resmi Gazete Tarihi: 04.01.2011

Resmi Gazete Sayısı: 27805

Özü: Hakimin yetersiz ve hatalı inceleme ile şüphe ve terüddüte sebep olacak şekilde karar veremeyeceği hk.

Y.C. BAŞSAVCILIĞI NO: K.Y.B.2010/186836 (Hukuk)

YARGITAY İLAMI

(ICD-IMEX * (c) 1998 - 2010 *  Tüm Telif Hakları Saklıdır.)

Mahkemesi : Alaşehir Kadastro Mahkemesi

Tarih : 14/8/2009

Numarası : 2009/160-2009/77

Davacı : Hazine

(ICD-IMEX  (c) 1998 - 2010 *  Yüzbinlerce Sayfa Mevzuat)

Davalı : Süleyman Damtepe

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda kesinleşen hükmün kanun yararına bozulması Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında 254 ada 4 parsel sayılı 10186.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Süleyman Damtepe adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının yararına gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 2009/160-77 sayılı ve 14/8/2009 tarihli Karar ile davalının davayı kabul etmesi nedeniyle davanın kabulü ile çekişme konusu 186.88 metrekare yüzölçümündeki 254 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tespitteki niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş; karar, tebliğ ile kesinleştirilmiştir. Adalet Bakanlığınca HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinden söz edilerek, davalının davayı, taşınmazın 186.88 metrekare yüzölçümünde olduğunu zannederek kabul ettiği ve kabulün hataya dayalı olduğu, yetersiz ve hatalı inceleme ile şüphe ve terüddüte sebep olacak şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek kesinleşen hükmün kanun yararına temyiz edilmesi istenmiş, bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/9/2010 tarih K.Y.B.2010/186836 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince hükmün kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

(ICD-IMEX * (c) 1998 - 2010 *  Tüm Telif Hakları Saklıdır.)

Dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağında yüzölçümü 10186.88 m2 olduğu halde Hazine vekilinin dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde 186.88 m2 olarak belirtilmiş; ancak, dilekçenin sonuç ve talep bölümünde taşınmazın yüzölçümüne değinilmeksizin 254 ada 4 sayılı parselin Hazine adına tescili istenmiştir. Yargılama sırasında da davalının kabul beyanlarında parsel numarası belirtilmiş; ancak, yüzölçümü üzerinde durulmamıştır. Mahkemece verilen nihai kararda da taşınmazın tamamının yüzölçümünün 186.88 metrekare olduğu düşünülerek davalının kabul beyanı nedeniyle, Hazine adına tescil hükmü kurulmuştur. Açıklanan olgular karşısında kabul beyanının içeriği hususundaki tereddüt ortadan kaldırılmamıştır. O halde Mahkemece yapılacak iş kabul yönündeki davalının gerçek iradesini tespit etmek, kabulün kapsamını belirlemek, buna göre taşınmazın geri kalan bölümü yönünden yargılama yapmak suretiyle delilleri toplayıp sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece belirtilen şekilde değerlendirme ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulüne, hükmün sonuca etkili olunmamak üzere BOZULMASINA, gereği yapılmak ve Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 4/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.